KAAN için nefes kesen hedef: F-22, Su-57 ve J-20’ye karşı en büyük kozunu ortaya koyacak

KAAN için nefes kesen hedef: F-22, Su-57 ve J-20’ye karşı en büyük kozunu ortaya koyacak

Türkiye’nin milli muharip uçak projesi KAAN’da çalışmalar sürerken, platform için planlanan yeni kabiliyetler dikkat çekiyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından geliştirilen KAAN’ın, yalnızca 5. nesil savaş uçaklarıyla aynı seviyeye ulaşması değil, geleceğin hava muharebe teknolojilerine de kapı aralaması hedefleniyor.

KAAN’ın geliştirme sürecinde görev alan mühendislerin değerlendirmelerine göre uçak; düşük radar görünürlüğü, yüksek manevra kabiliyeti, gelişmiş sensör sistemleri ve hava-hava muharebe yetenekleriyle öne çıkacak şekilde tasarlanıyor.

Hedef sadece görünmezlik değil, hava üstünlüğü

KAAN Başmühendisi Emre Yaban’ın değerlendirmelerine göre milli muharip uçak, dünyanın en gelişmiş savaş uçaklarının bulunduğu 5. nesil sınıfta konumlandırılıyor.

Bu kategoride ABD’nin F-22 Raptor’u, Rusya’nın Su-57’si ve Çin’in J-20’si gibi platformlar bulunuyor.

KAAN’ın geliştirme yaklaşımında ise yalnızca düşük radar izine sahip olmak yeterli görülmüyor. Uçağın özellikle manevra kabiliyeti ve hava-hava muharebesindeki performansının önemli bir avantaj sağlaması amaçlanıyor.

Düşük radar görünürlüğünü destekleyen gövde tasarımı ve dahili silah istasyonlarının yanı sıra uçağın aerodinamik yapısı ve motor performansı da hava muharebesindeki etkinliği artıracak şekilde geliştiriliyor.

Bu özelliklerin hem yakın mesafeli hava çatışmalarında hem de uzun menzilli angajmanlarda KAAN’a avantaj sağlaması hedefleniyor.

KAAN, 6. nesil savaş uçaklarına geçişin başlangıcı olacak

KAAN projesinin hedefi mevcut teknolojileri yakalamakla sınırlı değil. Türkiye, milli muharip uçak üzerinden geleceğin savaş uçağı teknolojileri için de bir altyapı oluşturmayı planlıyor.

Yapay zekâ destekli sistemler, sensörlerden elde edilen verilerin bir arada değerlendirilmesini sağlayan sensör füzyonu, otonom görev yetenekleri ve insanlı-insansız sistemlerin birlikte çalışması bu vizyonun önemli parçaları arasında yer alıyor.

Özellikle MUM-T olarak bilinen insanlı-insansız takım çalışması konsepti, gelecekte savaş uçaklarının insansız hava araçlarıyla koordineli şekilde görev yapmasının önünü açabilecek teknolojiler arasında gösteriliyor.

Bu nedenle KAAN, yalnızca bugün kullanılacak bir savaş uçağı projesi değil, Türkiye’nin gelecekte geliştireceği daha ileri nesil hava muharebe sistemleri için bir teknoloji platformu olarak değerlendiriliyor.

Test takvimi hızlanıyor

KAAN’ın geliştirme sürecinde prototip çalışmaları ve uçuş testleri devam ediyor. İlk prototip üzerindeki mühendislik ve uçuş faaliyetlerinin yanı sıra yeni prototiplerin üretimi de sürdürülüyor.

Testlerden elde edilen veriler doğrultusunda uçağın aerodinamik yapısında ve bazı boyutlarında güncellemeler yapılırken, farklı sistemlerin performansını doğrulamaya yönelik yer testleri de devam ediyor.

TUSAŞ Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu’nun daha önce yaptığı açıklamalara göre KAAN’ın 2027 yılında üçüncü prototiple birlikte silahlı atış testlerine başlaması planlanıyor.

Bu aşama, uçağın yalnızca uçuş performansının değil, silah ve görev sistemleriyle birlikte operasyonel kabiliyetlerinin de sınanması açısından kritik önem taşıyor.

Yerli mühimmatlar KAAN’a entegre edilecek

KAAN’ın görev kabiliyetinin artırılmasında Türkiye’de geliştirilen mühimmatlar da önemli rol oynayacak.

SOM-J, GÖKHAN, GÖKDOĞAN ve BOZDOĞAN gibi milli mühimmatların uçağa entegre edilmesi planlanıyor. Bu silahların KAAN’ın düşük radar görünürlüğünü mümkün olduğunca koruyacak şekilde dahili silah yuvalarından kullanılabilmesi hedefleniyor.

Böylece KAAN’ın hem hava-hava hem de hava-yer görevlerinde daha geniş bir operasyonel seçenek yelpazesine sahip olması amaçlanıyor.

Gözler 2028 hedefinde

KAAN projesinde önümüzdeki dönemde prototip sayısının artmasıyla birlikte test faaliyetlerinin de yoğunlaşması bekleniyor.

Mevcut planlamaya göre geliştirme ve prototip testlerinin tamamlanmasının ardından KAAN’ın 2028 itibarıyla Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmesi hedefleniyor.

Projenin başarıyla ilerlemesi halinde KAAN, Türkiye’nin hava gücünde yeni bir dönemin başlangıcı olurken, aynı zamanda ülkedeki savaş uçağı tasarımı, motor, aviyonik, mühimmat ve yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesinde de önemli bir sıçrama noktası oluşturabilir

Yorumlar (0)

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.