Suriye’de dengeleri değiştiren karar: YPG/SDG feshedildi, silahlı yapı Şam’a bağlandı
Suriye’nin kuzeydoğusunda yıllardır ayrı bir askeri güç olarak faaliyet gösteren Suriye Demokratik Güçleri (SDG), bağımsız askeri yapı olarak kendisini feshetti. SDG lideri Mazlum Abdi, Şam yönetimiyle yürütülen görüşmeler sonucunda entegrasyon sürecinin tamamlandığını açıkladı. Karar, Suriye’de savaş sonrası yeni dönemin en kritik adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Suriye’de uzun süredir devam eden güç mücadelesinde önemli bir eşik aşıldı. ABD’nin IŞİD’e karşı mücadeledeki başlıca yerel ortağı olan SDG, bağımsız askeri güç olarak faaliyetlerine son verdi.
SDG lideri Mazlum Abdi, Şam’daki Halk Sarayı’nda düzenlediği basın toplantısında, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara yönetimiyle varılan anlaşma kapsamında örgütün Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunun tamamlandığını duyurdu.
Abdi, SDG’nin bağımsız askeri güç olarak feshedildiğini açıkladı. Reuters’ın aktardığına göre karar, bu yılın başında üzerinde anlaşmaya varılan entegrasyon planının önemli bir aşamasını oluşturuyor. (Reuters)
Yıllardır süren ayrı yapı sona erdi
SDG, Suriye’deki iç savaş sırasında özellikle ülkenin kuzey ve doğusunda geniş bir alanı kontrol etmişti. ABD’nin desteğiyle IŞİD’e karşı yürütülen operasyonlarda önemli rol oynayan yapı, zaman içerisinde Suriye’nin kuzeydoğusunda merkezi yönetimden büyük ölçüde bağımsız bir siyasi ve askeri düzen oluşturmuştu.
AP’ye göre SDG bir dönem Suriye topraklarının yaklaşık dörtte birini kontrol ediyordu. Ancak Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından ülkenin siyasi dengeleri değişti ve Şam yönetimi ülke genelindeki silahlı grupları merkezi devlet yapısı altında toplamaya yöneldi. (AP News)
Bugünkü açıklamayla birlikte SDG’nin ayrı bir askeri güç olarak varlığı resmen sona ermiş oldu.
Ocak ayındaki gelişmeler süreci hızlandırdı
Şam ile SDG arasındaki entegrasyon görüşmeleri uzun süredir devam ediyordu.
Ocak 2026’da Suriye hükümet güçlerinin SDG’nin kontrolündeki bazı bölgelerde ilerlemesinin ardından taraflar arasında kapsamlı bir anlaşmaya varıldı. Anlaşma, SDG unsurlarının Suriye devletinin askeri ve güvenlik kurumlarına dahil edilmesini öngörüyordu.
Reuters’ın aktardığına göre anlaşma kapsamında SDG’nin kontrolündeki bazı stratejik bölgelerin yanı sıra sınır kapıları, petrol sahaları ve IŞİD mensuplarının tutulduğu tesislerin de Şam yönetiminin kontrolüne geçmesi planlandı. (Reuters)
Bu süreç sonunda SDG’nin bağımsız askeri kimliğini koruması yerine Suriye ordusunun bünyesine katılması konusunda uzlaşma sağlandı.
YPG açısından da yeni dönem
SDG’nin omurgasını oluşturan YPG açısından da karar büyük önem taşıyor.
Reuters, YPG’nin SDG’nin temel bileşeni olduğunu ve örgütün önde gelen komutanlarından Sipan Hamo’nun mart ayında Suriye’nin doğu bölgelerinden sorumlu savunma bakan yardımcılığı görevine getirildiğini bildirdi. (Reuters)
Bu durum, daha önce ayrı bir silahlı yapılanma içerisinde bulunan kadroların bir bölümünün yeni Suriye devletinin güvenlik mekanizması içerisinde görev almaya devam edeceğini gösteriyor.
Dolayısıyla bugünkü karar, tüm eski SDG mensuplarının silahlı yapıdan tamamen ayrılması anlamına gelmiyor. Asıl değişiklik, bu güçlerin artık bağımsız bir komuta zinciri altında değil, Suriye devletinin askeri yapısı içerisinde bulunacak olması.
Ankara’nın yakından takip ettiği gelişme
Karar Türkiye açısından da son derece önemli.
Ankara uzun süredir YPG/SDG yapılanmasının Türkiye’nin sınır güvenliği açısından tehdit oluşturduğunu savunuyor ve Suriye’nin kuzeyinde Türkiye karşıtı bağımsız bir silahlı yapının kalıcı hale gelmesine karşı çıkıyor.
Bu nedenle SDG’nin bağımsız askeri yapı olarak ortadan kalkması, Suriye’nin kuzeydoğusundaki güvenlik dengeleri bakımından Türkiye’nin yakından takip edeceği yeni bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor.
Ancak Ankara açısından kritik soru şu:
SDG’nin gerçekten ne ölçüde dağıtıldığı ve eski YPG kadrolarının Suriye ordusu içerisinde hangi yetki ve sorumluluklarla görev yapacağı.
Önümüzdeki dönemde bu sorunun cevabı, gelişmenin Türkiye açısından nasıl sonuçlanacağını belirleyecek.
Kürtler için siyasi kazanımlar gündemde
Entegrasyon yalnızca askeri boyut taşımıyor.
AP’nin aktardığına göre Şam yönetimi, Kürt toplumuna yönelik bazı siyasi ve kültürel adımlar da attı. Kürtçenin resmi dillerden biri olarak kabul edilmesi, geçmişte vatandaşlık sorunu yaşayan bazı Kürtlerin vatandaşlık haklarının yeniden verilmesi ve Nevruz’un ulusal bayram olarak tanınması bu adımlar arasında yer alıyor. (AP News)
Abdi ayrıca Kürtlerin kendi dillerinde eğitim hakkına sahip olması konusunda Şam yönetiminden güvence aldığını belirtti.
Bu nedenle SDG’nin feshi, yalnızca askeri bir tasfiye olarak değil, Kürtlerin Suriye’nin yeni siyasi düzenine nasıl dahil edileceği sorusunun bir parçası olarak da değerlendiriliyor.
ABD’nin Suriye politikası da değişiyor
SDG’nin feshi, Washington açısından da dikkat çekici bir gelişme.
SDG yıllarca ABD’nin IŞİD’e karşı Suriye’deki en önemli yerel müttefiki oldu. Ancak Esad sonrası dönemde Washington’ın Şam yönetimiyle ilişkilerinin gelişmesi, ABD’nin Suriye’deki önceliklerinin de değişmesine yol açtı.
Reuters, SDG’nin feshedilmesini Suriye’nin yeni yönetiminin ülkeyi yeniden birleştirme ve yıllarca süren savaşın ardından yeniden inşa etme çabasının önemli bir parçası olarak değerlendiriyor. (Reuters)
Şimdi gözler sahada
SDG’nin feshedildiğinin açıklanması önemli bir siyasi mesaj olsa da asıl belirleyici olan uygulama olacak.
Eski SDG birliklerinin Suriye ordusuna nasıl dağıtılacağı, komuta zincirinin nasıl oluşturulacağı, Kürt bölgelerindeki yerel yönetimlerin hangi yetkilere sahip olacağı ve kadın savaşçıların geleceği gibi birçok konu hâlâ önemini koruyor.
AP, özellikle SDG içerisindeki kadın savaşçı birliklerinin geleceğinin entegrasyon sürecindeki hassas başlıklardan biri olduğuna dikkat çekiyor. (AP News)
Suriye’de yeni sayfa
Yaklaşık 14 yıl süren iç savaşın ardından Suriye’de silahlı grupların merkezi devlet çatısı altında toplanması, Şam yönetiminin en önemli hedeflerinden biri.
SDG’nin bağımsız askeri güç olarak feshedilmesi bu hedef doğrultusunda atılan en büyük adımlardan biri oldu.
Ancak bu kararın Suriye’yi gerçekten daha istikrarlı bir ülkeye dönüştürüp dönüştürmeyeceğini zaman gösterecek.
Bir dönem Suriye’nin kuzeydoğusunda geniş bir alanı kontrol eden SDG artık bağımsız bir ordu değil. Bundan sonraki mücadele ise silahların değil, Şam ile bölge halkı arasındaki siyasi dengelerin nasıl kurulacağı üzerinden şekillenecek.
Yorumlar (0)
Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.